2015 seçimlerinin ardından: Demokrasinin “temsili” hali!*

Değeri kendinden menkul demokrasimiz bozuk saat misali sadece günde 2 defa doğruyu gösterdiğinden geri kalan 22 saat ne zaman ne olacağını bilmez bir halde yaşıyoruz. İş bu seçimler olunca da durum değişmedi. Literatüründe “sopalı seçimler” olan Türkiye geleneğini bozmayarak alabildiğine gergin ve şiddet dozu yüksek bir seçim dönemi geçirdi. İHD verilerine göre seçim süreci başladıktan sonra 200’e yakın saldırı oldu, 5 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce insan yaralandı, darp edildi ve gözaltına alındı. Yaygın bir nefret söylemi, hedef gösterme ve her tür şiddet türevi gerek miting meydanlarının gerekse seçim sürecinin en göze çarpan özelliği oldu.
Seçim sonuçları ise seçim öncesi yüksek gerilime oranla toplum ve siyasetçiler açısından olumlu mesajlar içeriyor.

Continue reading “2015 seçimlerinin ardından: Demokrasinin “temsili” hali!*”

Reklamlar

İçinden barış ve yaşam geçmeyen hikayeler*

“Eğer insanların her gün duyduğu hikayeleri değiştirebilirsek dünyayı da değiştirebiliriz” demiş Judith Liberman, ne güzel demiş.

Sahi bize hangi hikayeleri anlattılar da biz ölenin kimliğine bakmadan üzülmeyi ve acıyı paylaşmayı bu denli bilmez olduk. Nefreti, şiddeti, öldürme arzusunu, insan olmaya ve insanca yaşamaya tercih eder olduk.

Biz bugün öldürülen insanın ardından “ölende mi öldürende mi?” sorusunu soran,

Hayatı boyunca önce Kürtlerin aslında olmadığına inanan,  olduğuna inandığında aslında bir dilleri falan olmadığını düşünen, Continue reading “İçinden barış ve yaşam geçmeyen hikayeler*”

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: