Tag Archives: çocuk

Farklılıklar Üstüne Çocuk Kitapları

Sınıfınızda mülteci var mı sorusuna bir öğrenci “hayır bizim sınıfta herkes çocuk cevabını” verdi. Öte yandan dünyanın her yerinde yabancı düşmanlığı ve ırkçılık yeniden yükseliyor.  Ayrımcılık, tek tipleştirme, farklılıkların dışlanması içinde yetiştiğimiz toplumda öğrendiğimiz davranış biçimleri. Oysa tersine bir dünya için farklı çocuk kitapları mevcut.

Farklılık, dışlanma, ayrımcılık gibi  konuları çocuklarla konuşmaya olanak verecek kitaplardan bir kaçı şöyle:

Mantovanin_Cuceleri-22831- Mantova’nın Cüceleri

Mantova’nın Cüceleri bir zamanlar sarayda kral ve ailesini eğlendirmek için yaşayan cücelerin başkaldırış hikayesini anlatıyor. Günün birinde cüceler cüce oldukları için gördükleri muameleden çok sıkılırlar. Cücelikten kurtulmak için de cüce evlerinden çıkar ve istedikleri işleri yapmaya başlarlar ve fark ederler ki cüce evlerinden çıktıktan sonra daha az cücedirler ve daha güçlüdürler.
Montava’nın Cüceleri bir güçlenme kalıpları ve rolleri yıkma masalı.

Yazar: Gianni Rodari
Yayınevi: YKY
Yaş: 3-6

 

0000000414419-12- Pezzettino

Pezzetino, İtalyanca zerrecik anlamında kullanılıyor. Hikaye de ise herkesin çok önemli ve büyük  işler yaptığı dünyada küçük Pezzetino’nun ait olduğu bütünü bulma çabasını ve aslında kendi bütünlüğünü keşfedişi anlatılıyor.

Kitap çocuklara yönelik ayrımcılık, çocukların kendi potansiyellerinin görülmesi konularında kullanılabilecek oldukça iyi bir felsefi metin niteliğinde.

Yazar: Leo Lionni
Yayınevi: Elma Çocuk
Yaş: 3-6

 

738450_23- Kısa Kulaklı Tavşancık

Tavşanlar uzun kulaklarıyla bilinirler oysa bizim tavşancığın kulakları kısacık. Tavşancığın arzusu herkes gibi uzun kulaklı olmak. Bunun içinde elinden geleni yapıyor. Denemeleri ise oldukça radikal ve eğlenceli.

Kitap farklılıklar üstüne konuşmak için keyifli bir kaynak.

Yazar:Julia Liu
Yayınevi: YKY
Yaş: 3-6

 

0000000414889-14- Akkuzu Karakuzu

Tüm koyunların ak olduğu bir sürüde doğmuş kara bir kuzu ve tüm koyunların kara olduğu bir sürüde doğmuş ak bir kuzu. İkisi de sürülerinden farklı oldukları için dışlandılar ve kendilerine benzerleri bulmak için yola çıktılar. Sonunda herkesin birbirine benzediği değil kimsenin birbirine benzemediği bir sürü buldular. Buldukları sürü  ise gök kuşağı renginde.

Kitap farklılıklarla bir arada yaşamak ve toplum nasıl olmalı gibi  sorular eşliğinde okunabilir.

Yazar: Stefano Bordiglioni
Yayınevi: Can
Yaş: +5

 

0000000270132-15- Kanatlı Kediler Masalı

Günün birinde bir sokak kedisi 4 yavru dünyaya getirdi ancak yavrular ne kendisine ne de diğer yavrulara benzemiyordu. Yavruların kanatları vardı. Onlar uçabilen yavrulardı ancak farklılıklarıyla şehirde yaşamaları mümkün değildi. Bu yüzden yavrular kırlara,  insanların onları rahatsız etmeyeceği yerlere yolculuk etmek zorunda kaldılar. Seride yer alan kitaplar yavruların yolculuklarını, insanlarla ve diğer canlılarla kurdukları ilişkileri ve şehre geri dönüşlerini anlatıyor.
Dört kitaptan oluşan seri farklı olmak, kentsel dönüşüm, sahiplenmek ve özgürlük gibi bir çok kavramı ele alıyor.

Yazar: Ursula K. Leguin
Yayınevi: Günışığı
Yaş: +7

 

735967_26- Farklı Ama Aynı

Keçi sürüsünde dünyaya gelen küçük oğlağın ön ayakları çok güçsüzdü bu yüzden yürüyemiyor ve diğer oğlakların oyunlarına dahil olamıyordu. Çoban ise bu soruna bir çözüm bularak oğlağın koşup oynaması için bir araç geliştirdi. Böylece oğlak arkadaşlarına gönlünce dahil olabildi.

Farklı ama Aynı, engellilik ve engellilere yönelik ayrımcılık konusunu konuşmak için oldukça uygun.

Yazar: Feridun Oral
Yayınevi: YKY
Yaş: 3-6

 

danssevenhipo-800x8007- Dans Etmesini Seven Hipopotam

Hipopotam dans etmesini çok seviyor ancak arkadaşları onunla bir hipopotam dans etmez diye dalga geçiyordu. Bizim hipopotam da gizli gizli dans ediyordu.

Kitap kalıplar ve roller üstüne eğlenceli ve danslı!

Yazar: Şükran Oğuzkan
Yayınevi: Kök
Yaş: 3-6

 

0000000709418-18- Suyu Sevmeyen Krokodil

Krokodil kardeşler Margo, Marlon, Mörvin, Marvin, Mörfi  suyu çok seviyordu ama kardeşleri Arnıld sudan nefret ediyordu. Onun farklı zevkleri, istekleri vardı. Onu suya sokmak için çok uğraştılar ama günün sonunda Arnıld’ın farklı olduğunu kabul ettiler.

Suyu Sevmeyen Krokodil, kalıpların dışında olmak ve farklı bir yaşamı tercih etmek üstüne.

Yazar: Gemma Merino
Yayınevi: Pearson
Yaş: 3-6

 

0000000243616-19- Sadece Mor Rengi Seven Kral

Ülkelerin birinde sadece mor rengi seven ve mor renk dışında ne bir duvarın boyanmasına ne de bir çiçeğin yetişmesine izin vermeyen bir kral yaşarmış. Ama doğaya baskı yapmak ne mümkün! Rüzgarla gelen birkaç tohum, kralın keyfini kaçıracak güzel renkler katarmış bahçelere.

Sadece Mor Rengi Seven Kral, zor kullanmak ve tek tipleştirmek ve buna karşı mücadeleyi anlatıyor.

Yazar: İsmail Kaya
Yayınevi: Kök
Yaş: 3-6

 

0000000360123-110- Sakız Cinleri

Sakız Cinleri büyülü bir zamandan sesleniyor. Hem de tüm çocukların rengarenk bisikletlerinin olduğu  bir dönemden. Demirkazık adlı bir köyde büyük bir sakız ağacı varmış ve tüm çocuklar bisikletlerini  buraya bırakır sakız cinleri bisikletlere bakar pırıldamalarını sağlarlarmış. Günün birinde bu yere Burcu ve annesi gelmiş. Burcu’nun bir bisikleti yokmuş. Bisikleti olmadığı için bir türlü oyunlara dahil olamamış, hırpalanmış ve hastalanmış. Sakız ağacının cinleri hem küçük kıza bir bisiklet yapmış hem de onu iyi etmişler. Ancak kızın hastalanması aynı zamanda büyünün de sonu olmuş.

Sakız Cinleri, dışlamanın bozduğu büyüler üstüne tılsımlı bir öykü sunuyor.

Yazar: Alkım Yaka
Yayınevi: KÖK
Yaş: +5

 

0000000609268-1.jpg11- Sevgi Canavarı

Sevgi canavarı çok sevecen, ancak sevimlilik dünyasında bir yeri yok. Zira herkes tüylü ve sevimli hayvanları seviyor. O da kendine benzeyen birilerini bulmak için yollara düşüyor.

Sevgi Canavarı farklı olanın dışlanması üzerine.

Ayrıca sevgi Canavarı serisinin diğer iki kitabı Son Çikolata paylaşmak ve Mükemmel Hediye ise tüketim meselesini oldukça farklı biçimde ele alıyor.

Yazar: Rachel Bright
Yayınevi: 1001 Çiçek
Yaş: 3-6

 

0000000695917-112- Seslerin Perisi Işık

Seslerin Perisi Işık, renkleri, sesleri, kokuları, notaları tanıyan onlarla dans eden, beyaz değneği ile arkadaşlarına büyüler yapan görme engelli bir kız çocuğu. Kitap Işık’ın engelli yüzden ayrımcılığa uğrayışını ve arkadaşlarının öğretmenleri sayesinde Işık’ın dünyasını anlamaya başlamalarını anlatıyor.

Yazar: Yota K. Alexandrou, Effie Lada
Yayınevi: Kuraldışı Çocuk
Yaş: +3

 

 

 

0000000669968-113- Hayta

Hayta Venezuela sokaklarından bir yoksulluk hikayesi anlatıyor. Hayta yoksul olduğu için çoğunlukla aç, ayağında ayakkabısı olmadan sokaklardadır. Bu yüzden de kimse ona adıyla seslenmez, o herkes için “Hayta”dır. Kitap yoksulluk sebebiyle yaftalanma, çocuk çetelerinde kaybolma ve müzikle yeniden var olma ve bir isme sahip olma hikayesi. Simon Bolivar Orkestrası müzisyenlerinin gerçek öykülerine dayanan kitap en temel ayrımcılık türlerinden biri olan yoksulluğu ele alıyor.

 

Yazar: Angeliki Darlasi
Yayınevi: Kuraldışı Çocuk
Yaş: +7

 

0000000392015-114- Köpekler Bale Yapmaz

İnsanlar bir çok kalıp düşünceye sahipler ve bu kalıplar bir çoklarımızın istediklerini hayallerini yapmalarına engel oluyor. Buradaki mağdurumuz da bir köpek. O diğer köpeklere benzemiyor, müziği ve dansı seviyor ancak insanlar onun dans etme çabasını küçümsüyor. Köpeğimizin kalıplara karşı dans etme mücadelesi!

Yazar: Anna Kemp
Yayınevi: Pearson
Yaş:3-6

 

0000000392014-114- Gergedanlar Krep Yemez

Yetişkinlerin ciddi dünyası ve gerçekler dünyası her zaman örtüşmüyor. Evde krep seven bir gergedan var ve maalesef Begüm’ün anne babası bunun bir hayal olduğunu zannediyor. Kalıp yargılar çocukları duymanızı ve onları anlamanızı engelleyebilir. Bu yüzden çok tehlikelidir.

Yazar: Anna Kemp
Yayınevi: Pearson
Yaş: 3-6

 

Derleme SolFaSol Eylül sayısı için yapılmıştır.
Derleyen: Hatice Kapusuz

Daha fazla çocuk kitabı için: Evvel Zaman Kitaplığı

 

4 Yorum

Filed under çocuk, masal

Küçük Cadılar ve Prens Olmak İstemeyen Oğlanlar İçin Masallar

Masallar ve çocuk kitapları toplumsal cinsiyet rollerini öğrendiğimiz belkide en önemli kaynaklar. Hayallerimizi şekillendiren etkileri sebebiyle de yetişkin dünyamız üzerinde etkileri büyük. Eşitlikçi bir dünya düşü için ise hem çocukların hem yetişkinlerin  ne okuduğu pek önemli. Bu yüzden kendi kütüphanemden toplumsal cinsiyet rolleri ve eşitlikçi düşler için önerebileceğim bir kaç kitabı paylaşmak istedim.

0000000596202-11- Kıpır Kıpır:
Kıpır Kıpır taban tabana zıt iki kız kardeşin, Belinda ile Melisa’nın, öyküsünü anlatıyor. Belinda her zaman çok dikkatli, özenli ve zarif bir balerin. Oysa Melisa bale konusunda pek başarılı değil. Onun içinden daha özgürce dans etmek, rengarenk giyinmek geliyor. Kıpır kıpır hanım hanımcık kızlar olmamızı söyleyen kitapların aksine istediğimiz gibi olabileceğimizi anlatıyor.

Yazar: Ann Bonwill
Yayınevi: Marsık Kitap
Yaş: 3-6

 

0000000679655-12- Vesta Linnea:
Vesta Linnea serisinde Canavar Anne – Ay ışığında – Linnea Uyu Artık – Linnea ve Köpeği – Vesta Linnea ve Çok Üzgün kitapları var. Linnea’nın 5 kişilik ailesinde roller ve ilişkiler alışıldığın dışında ilerliyor. 3 kardeşin babaları ayrı örneğin veya anne bazen üzgün, bazen canavar (!). Vesta Linnea kitapları alışılmışın dışında aileler ve ilişkiler olabileceğini anlatıyor.

Yazar: Tove Appelgren, Salla Savolainen
Yayınevi: Büyülüfener
Yaş: +6

 

damdakiinek-kapak3- Damdaki İnek:
Damdaki inek kadın erkek rollerine ve emeğine ironik bir açıdan bakıyor! Hikayede Karısı Sian´dan daha çok çalıştığını düşünen çiftçi Shon bir günlüğüne birbirlerinin yerine geçip işleri değiştirmeyi teklif ediyor. Ancak günün sonunda Sion’un evde yaptığı işlerin hiç de o kadar kolay ve az olmadığını anlıyor. Hikaye aslında bu haliyle daha cesur bir sonu da hak ediyor.
Yazar: Eric Maddern
Yayınevi Mandolin
Yaş:3-6

 

12729314_1658446164418923_6678539029231678492_n4- Kül Prensi:
Kül Prensi küçük feministler ve her zaman teklif etmek zorunda kalan oğlan çocuklar için harika bir masal. Külkedisi hikayesindeki tüm öğeler Külprensi’nde ters yüz oluyor, hatta bu sefer kızlar teklif ediyor.

Yazar: Babette Cole
Yayınevi: Kuraldışı Çocuk
Yaş:3-6

 

 

frida-kahlo5- Anti prenses serisi: Frida Kahlo
Nota Bene’nin hazırladığı antiprenses serisinin ilk kitabı Frida Kahlo’nun hayatını anlatıyor. Kitap varoluşu, düşünceleri ve sanatıyla baştan başa devrimci bir kadın olan Frida Kahlo ile tanışmak, onun çocukluğu, okul hayatını ve sanat anlayışını öğrenmek için iyi bir fırsat.

Yazar: Nadia Fink – Fitu Saa
Yayınevi: NotaBene
Yaş:+6

 

 

0000000357452-16- Başka Bir Anne:
İnsanlar birbirine benzerler, benzemek isterler. Hatta farklı olmanın kötü olduğu söylenir hep. Başka Bir Anne kitabındaki anne ise kimsenin annesine benzemiyor. Onlar gibi giyinmiyor, onlar gibi davranmıyor. Kitap farklı ve özgün olmak üstüne eğlenceli bir anlatıya sahip.

Yazar: Sandra Albukrek – Seban, Leyla Navaro
Yayınevi: Can Çocuk
Yaş:3-6

 

 

0000000448175-17- Uyanış Öncesi Öyküleri:
Uyanış öncesi öyküleri Datruelo, Seksek Yıldızlar, Renkler, Uçmak, Aura ile Sohbet, Aşka Dair gibi küçük öykülerden oluşuyor. Öyküler belki biraz daha büyüklere masallar tadında.  En çok da toplumsal rollerle yaralanmış kadınlara şifa niteliğinde.

Yazar: Nunila Lopez, Myriam Cameros
Yayınevi:NotaBene
Yaş:+3

 

vejetaryen-kulkedisi8- Vejetaryen Külkedisi / Kitika Li Ber Tifikê Êdî Naxwaze Goştî Bixwe:
Külkedisi kendisini ancak ayakkabının ayağına olmasıyla tanıyan bir prense aşık!
Sindirella masalı kadınlara hep kalıplara uygun olma çağrısı yaptı. Vejetaryen Külkedisi kitabı da bu kalıplar içinde acı çeken külkedisinin isyanını anlatıyor. Kitabın Türkçe ve Kürtçe versiyonları bulunuyor. Kitap daha daha çok yetişkinlere masal niteliğinde.
Yazar: Nunila Lopez – Miriam Cameros
Yayınevi: Notabene
Yaş: +12

 

0000000439344-19- Mavi Kız Uzun Bir Yol:
Hep yolculuklara prensler, sultanlar, erkek kahramanlar çıktılar. Yollar gidip kahramanlık öyküleri yazdılar. Mavikız ve uzun yol’da ise kahramanımız Mavi Kız uzuuun bir yolculuğa çıkıyor.

Yazar: Şafak Özdemir
Yayınevi:YKY
Yaş:3-6

 

 

13599988_1709090142687858_8255252276713227666_n10- Masalını Terk Eden Prensesler:
Kitap  Muş Kadın Çatısı Derneği tarafından hazırlandı. Masalların sonları ise çocuklar tarafından tamamlandı. Masallar üstelik iki dilde; Türkçe ve Kürtçe. Masaların Türkçe versiyonuna buradan, Kürtçe versiyonuna ise buradan ulaşabilirsiniz

Yazar: Deniz Kaynak
Yayınevi: Muş Kadın Çatısı Derneği
Yaş:6-8

 

0000000635602-111 – Pamuk Prenses ve Yedi Kurbağa:
Kitap prenses ve beyaz atlı prens olmak istemeyen oğlan çocukları için harika bir ter yüz etme denemesi. Masalda güzellik, sevimlilik, iyilik ve kötülük kavramları ve mecburi bir son olarak evlilik de ters yüz ediliyor.

Yazar: Kelly Caswell, Gemma Cary
Yayınevi:Net Çocuk Yayınları
Yaş: 3-6

 

 

0000000620728-112- İsyankar Cadı:
Hep prenses ve peri olmayı istedik ama bir de dünyaya cadıların gözünden bakmanın zamanı gelmedi mi? Her zaman kötü resmedilen cadımız bu hale içerlemiş, üstelik dünyanın mevcut haline de kızmış durumda. Sahi o kadar peri varken dünya neden bu kadar kötü durumda? Bu duruma içerleyen cadımız isyan ediyor, isyan ettiği gibi de süpürgesini kapıp kötülükleri temizlemeye girişiyor.

Yazar: Enrique Perez Diaz, Enrique Martinez
Yayınevi: Yazılama
Yaş: 3-6

 

0000000228861-113- Ronja Haydut Kızı

Pippi Uzunçorap’ın yazarı Astrid Lindgren’in bir diğer kitabı Ronja’da başrol asi bir kız çocuğunda.

Kitapta iki haydut çetesinin rekabeti arasında Ronja’nın doğa, hayat ve ailesine dair keşifleri, onlarla mücadeleleri ve rakip çetenin oğluyla kurduğu kardeşlik anlatılıyor. Kitap boyunca fonda ormanın ve ağaçların şarkıları, doğanın ihtişamı hep size eşlik ediyor. Ronja’nın serüveni boyunca annesinin kızıyla kurduğu ilişki, şifacılığı, hayata karşı bilgeliği ise ışıldıyor, iç ısıtıyor. Özellikle onlu yaşlardaki çocuklar için Ronja bir kahraman adayı.
Yazar: Astrid Lindgren
Yayınevi: İthaki
Yaş: +8
kucukfeminist14- Küçük Feministin Kitabı
Küçük Feministin Kitabı eşitsizlikleri sorgulamaya başlamış 12-13 yaşlarındaki kız ve oğlan çocukları için iyi bir başlangıç kitabı. Kitap hem kadın mücadelesinden küçük kesitler sunuyor hem de gündelik hayattan örneklerle iktidar ve eşitsizlik gibi kavramları açıklıyor. Kitapta feminist mücadelenin kısa tarihiyle ve kadın düşünürlerin hikayeleriyle tanışmak mümkün. Kitabın bir diğer iyi yanı cinsiyet rollerini değiştirmek için okul ve ev hayatından küçük önerilerde bulunması.
Yazar: Sassa Buregren
Yayınevi: Güldünya Yayınları
Yaş:+8
0000000647368-1 15 – Küçük Kızlara Öğütler
Küçük Kızlara Öğütler kitabında Mark Twain küçük kızlara öğütler veriyor ama öğütleri biraz ironik! Twain öğütleriyle küçük kızların yetişkin iktidarıyla nasıl başa çıkabilecekleri konusunda ip uçları ve taktikler veriyor.
Yazar: Mark Twain
Yayınevi: Aylak Adam
Yaş: +3
Derleme SolFaSol Ağustos sayısı için yapılmıştır.
Derleyen: Hatice Kapusuz
Daha fazla çocuk kitabı için: Evvel Zaman Kitaplığı

6 Yorum

Filed under çocuk, kadın, masal

Bir masala inanmalı yaraları saracak…

Hepimiz kendimizi kendimize yabancı bir duygu ve eylemle yakalamışızdır.
Acelemiz yokken koşturur halde,
Hırslı olmadığınız bir konuda rekabetçi,
Gereksiz öfkeli,
20’li yaşlarda emeklilik düşüyle…

Birbirlerinden bu kadar farklı insanların aynı sıkıcı hayale veya benzer duygu ve düşüncelere sahip olmaları ironik değil mi?

Ya da oyunlarında dünyalar yaratan miniklerin büyüyünce gökyüzünün görünmediği beton yığınlarında yasamaya ve çalışmaya razı olmaları, bunlardan bir tanesine sahip olmak için kredi kuyruğuna girmeleri, hafta sonlarını AVM’lerde heba etmeleri nasılda ironik ve hüzünlü.

En çok da tüm farklılıklarımızla başkalarını sevmemek noktasında ortaklaşmamızı ironik buluyorum. Zira bu “sevmeme” hali hem bilmemeye hem de merak etmemeye dayanıyor. Yaşadıkları şehirden hayatı boyunca hiç çıkmamış bir sürü insan, hiç tanımadığı ve karşılaşmadığı ve belki de karşılaşmayacağı dünyanın geri kalanıyla ilgili katı duygu ve düşüncelere sahip. Bu duyguların en ana unsuru da düşmanlaştırma, ötekileştirme. Freire bir Afrikaatasözünden alıntıyla “İnsan, insanla insandır” diyor. Çevirirsek düşman, düşmanla düşman; dost, dostla dost. Yani sen kendini ne olarak kuruyorsan karşındakini de öyle inşa ediyorsun. Çocukken oyunlar inşa eder, hayali dünyalar kurardık. Şimdi ise dünyamızı, tanımadan, görmeden; dışlama, düşmanlaştırma ve düşmanlaşma üstüne kuruyoruz.

Mevcut sistem içinde büyümek elbette herkesi kendine, dürtülerine, meraklarına, hayallerine ve duygularına yabancılaştırıyor. Çocukken sahip olduğumuz birçok duyguyu ve güdüyü unutuyor yerine bambaşka duygulanış, davranış ve düşünüş biçimleri ekliyoruz.

Acıma duygusu çocuklar için karışık bir duygu ve ben pedagog değilim ama kendi çocukluğumdan kibrit kutusuna koyup gömdüğümüz ölü böceklere özenli cenaze törenleri yaptığımızı hatırlıyorum.  Benzeri anısı olan başkaca çocuklar olduğunu biliyorum. Bu davranış biçiminden, yanı başımızdaki savaşta, sokakta günlerce kalan cenazeleri görmeyen vicdansızlığa giden uzun bir yabancılaşma olsa gerek değil mi? Bu, yarası öpüldüğünde iyileştiğine inanan çocukların, büyüdüklerinde başka çocukların örselenmesine hatta öldürülmesine göz yumar hale geldikleri, çıkmaz bir sokağa çıkan uzun bir yol.

Sokakta söylem üreten söz söyleyen yetişkin abilerin ablaların gözlerini ve yüz mimiklerini düşünün! Dünyanın her yerindeki yetişkinler nasıl da evrensellik sergiliyorlar ve benzeşiyorlar bu parıltısız ve donuk olma noktasında.

Nunila Lopez, Uyanış Öncesi Öyküleri’nde insanların çocukluklarını unuttukları için parıltılarını kaybettiklerini söylüyor ve çocukluklarını unutmuş yetişkinlere karşı bizi uyarıyor.

Parıltıyı kazanmanın ve çıkmaz sokaktan kurtulmanın yolu hatırlamak, çocukluğu ve çocuksuluğu. Hatırlamanın ise bildiğim en iyi aracı masallar. Ama öyle akademik bir nesne edasıyla veya popüler hobi tadında değil! Perilere, cücelere, canavarlara inanarak, heyecan, kaygı ve merakla sayfalarında kaybolarak yine yeniden masal okumak. Tıpkı bir zamanlar yaptığımız gibi. Tekrar hatırlamak o bilinmeyene karşı duyduğumuz merak duygusunu, şaşırmanın enerjisini… Tekrar düş kurmak ve düş kurmayı hatırlamak.  Hele dünyayı değiştirmek istiyorsanız ve barışsa düşünüz, öncelikli işiniz bu olmalı. Düş kurmayı unuttuğumuzdan değil midir tek düze paket program hayaller ve coşkusuz, öfkeli sloganlar.

Ve şaşırmak tekrar bir şeylere, bahara ve nergislerin ocak ayında açışına ya da karın yağışına. Nergislerin o kadar güzel kokması ve karın yağması örneğin, sadece belli koşullar sağlandığında mümkün olan doğal olaylar olabilir mi içinde mucize olmayan? Sahi en son ne zaman her şeyi bilmeyen ve bilme merakı duyan bir insanla karşılaştınız?

Tekrar hatırlamamız ve öğrenmemiz gereken çok şey var daha iyi bir dünya için, mutlu olmak ve bu dünyanın açtığı yaralarımızı ve yaraları sarmak için.

Walter Benjamin masalı insanlığın ve çocukların ilk hocası olarak tanımlıyor. Benjamin’e göre masal kabustan kurtulma denemesidir insanoğlunun. Masallar bu günde düş kurmanın, iyiyi yaratmanın ve kötülükle baş etmenin hocası olabilir. Masallar büyürken yitirdiğimiz, yabancılaştığımız, yerine sistem formatlı versiyonlarını koyduğumuz başka bir dünya düşünü tekrar bize hatırlatabilir.

Hem düş kurmak ciddi bir iştir ve düşlerle yaratılan dünya da elbette hakikidir. Ursula K. Le Guin’den bir alıntıyla anlatacak olursak Le Guin “fantazi elbette hakikidir. Olgulara dayanmaz, ama hakikidir. Çocuklar bilir bunu.” diyor. Ve ekliyor “bu yüzden yetişkinler fantaziden korkarlar çünkü fantazideki hakikatin, yaşamaya mecbur edildikleri ve kabullendikleri hayatın sahteliğine, kofluğuna, gereksizliğine, sıradanlığıyla yüzleştirmesini istemezler.”

Masallara, çocuklara, perilere ve mucizelere inanın! O zaman iyileştiğinizi ve inşa ettiğiniz dünyanın da daha güzel olduğunu göreceksiniz.

Masal kapılarınız her daim açık olsun!

Hatice Kapusuz

Daha fazla çocuk kitabı için: Evvel Zaman Kitaplığı

İnstagram: Evvel Zaman Kitaplığı

Yorum bırakın

Filed under masal

Kutsal Aile Dediğiniz*

Yüzleşilmesi gerekenler bitmez bu dünyada, özellikle bu ülkede! Gün geçmiyor ki bir cinsel istismar vakasının mahkeme sürecinden dehşet verici bilgiler çıkmasın. Cezasızlık ve tahrik indirimlerden kolu kanadı kırık adalete kalmayan inancımızdan bahsetmeyeceğim, malumun ilanı zaten.
Derdim bu sefer başka. Çok çeşitli düzeylerde, çeşitli yaş gruplarındaki tecavüz ve istismar vakalarında tehdit unsurlarını fark etmişinizdir. Bunların belki de hepsini kesen bir tanesi üzerine birlikte düşünelim istiyorum.  “Ailesine söylemekle tehdit etmek”. Bu söz öbeğini günlük hayatımızın vazgeçilmez parçası google’a yazarak bir bakmanızı öneririm. Çıkan sayfalarca sonuç sizin için de ürpertici olacak. Kimi yıllarca süren istismar vakaları, kimi kolektif bir şekilde bütün bir kentin suç örgütüne dönüştüğü istismar vakaları. Kimi çocuk, kimi genç kadın, kimi yetişkin. Hepsinin susturulma biçimleri aynı, maruz kaldıkları şiddet tarifsiz. İşte tam burada sormamız gereken bir soru var: Nasıl bir aile ki söz konusu olan; şiddete, tecavüze, istismara katlanmayı ailelerinden destek almaya yeğlemiş olsun bu insanlar? Düşünün istiyorum 12- 13 yaşlarında çocukların boyun eğdikleri, yaşadıkları saldırı karşısındaki sessizliklerini ve yalnızlıklarını. Destek isteyememenin, ses çıkaramamanın o korkunç ağırlığını, köşeye sıkışmışlık hissini.
Hatırlayın, küçükken korkunca annemizin babamızın bacağına yapışıverirdik içgüdüsel olarak. Çünkü dışarıdaki tehlikeye karşı küçük çocukların yegane limanıdır anne babaları. Çocukların korktuklarında verdikleri diğer tepkileri düşünün. Ve sonrasında veremedikleri tepkileri. Yetişkin olmak adına feda etmelerini istediklerinizi.
Ve düşünelim çocuklar büyüdüğünde -ki çoğu çocuğun büyümesine izin bile verilmez bu ülkede- onları ailelerinden destek isteyemez, ailelerine sığınamaz kılan nedir, ne olabilir?  Tüm bu suçluların aynı tehdidi kullanmaya iten bildikleri bir şey olmalı. Bu ne olabilir?
Kötü kızların – çocukların başına kötü şeyler gelir diye korkutulmuş çocukluğumuzu,
Başımıza kötü bir şey geldiğinde kendimizi suçlu hissederek saklamamızı,
Hak edilmiş kötülüklerin sebeplerini, o saatte ne yapıyormuş, oraya neden gitmiş, evde dursaymış, annesini dinleseymişleri…
Çocuklara kulak vermek yerine onların yalan söylediğine inanma eğilimli ebeveynleri,
Zorla amca teyze öptürüp, beden dokunulmazlıklarını inşa etmelerine izin verilmeyen çocukları, kendilerini kötü hissetseler de oturtuldukları kucakları,
Bunların hepsini ve daha fazlasını biliyor olmalılar.
Bizim de doğru cevabı bulmamız ve çocukları, gençleri, kadınları şiddete karşı yalnız ve desteksiz bırakan ailenin ve değerlerin yerine yenilerini inşa etmemiz gerekiyor.
Evet cezasızlık aldı başını gitti, hakimler dehşet kararlar veriyorlar. Ancak, eğer küçücük bir beden ailesine sığınmak yerine bu acılara ve travmalara katlanıyorsa bizim başkaca bir sorumluluğumuz var demektir.
Yazı: 20 Mayıs Tarihinde Kaos Gl’de yayınlanmıştır

Yorum bırakın

Filed under çocuk, kadın

Çocuklar ne zaman büyür…

Çocukken futbol maçlarında futbolcular hakeme top vermiyorlar diye çokça üzülmüş ve hakemleri desteklemeye karar vermiştim. Dışlanmalarını  fark ettiğim gün içimde beliren kasveti hala hatırlıyorum. Neden birlikte oynamıyorlardı ki? Oysa aradan zaman geçtikçe hakemlere kızar söylenir bile oldum. Taraf olmak, güçlü olandan yana tercihte bulunmak keyifliydi. En azından bunun keyif, heyecan, adrenalin sebebi olduğu bir dünyada büyüyorduk. Güçten yana taraf olmak güdüsel veya biyolojik bir şey olmamasına rağmen, zamanla kazandığımız ve öğrendiğimiz bir davranış. Yoksulluk ve damgalanma üzerine yapılan çalışmalarda bunu kanıtlar durumda.  Yoksulluk ve yoksullar üzerine çeşitli sosyal gruplardan insanlarla yapılan çalışmalarda yetişkinlerin genel olarak yoksulluğu bireysel sebeplerle açıkladığı görülüyor. Hak edilmiş bir yoksulluk tanımlanıyor bireysel sebeplerden veya kaderden! Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under çocuk gözünden, yoksulluk