Cinsiyetçi Duvarda Çatlaklar Yaratmak

Bir çocuk sonsuz olanak ve ihtimal ile dünyaya gelir. Gelişim süreci boyunca merakla dünyaya bakar ve onu anlamaya dair sorular yöneltir. Yetişkinler bu soruları çoğunlukla miras aldıkları ve içine doğdukları dünyanın olanakları çerçevesinde cevaplar. İnsanı diğer canlılardan ayrı kılan nesneye isim verme olanağıdır. Bu olanak veya kapasite, dünyayı biçimlendiren temel güçtür. Bu gücün dünyayı nasıl gördüğünün ve biçimlendirdiğinni insanlık tarihi boyunca toplumsal yapılar ve ideolojilerce değiştiğini biliyoruz. Tarihteki önemli kırılmalardan biri tanrıçaların yerlerini erkek tanrılara bırakması oldu. O andan sonra insanlar bu olanağı erkeklerden, “erk”ten yana kullanmaya başladılar.  Okumaya devam et “Cinsiyetçi Duvarda Çatlaklar Yaratmak”

Cinsiyetçi olmayan bir kitaplık için çocuk kitapları listesi

Cinsiyetçi olmayan çocuk kitabına erişmek oldukça zor. Kitaplarda çoğunlukla başrol erkek karakterlere ait, kadınlar mutfakta, ya da yan rollerde. Çocuklar bu kitaplardaki kahramanlarla özdeşlik kuruyorlar bu yüzden toplumsal cinsiyet eşitliği için aşağıdaki kriterler yardımcı olabilir.

  • Kitaplarda kahramanın cinsiyet çeşitliliğine dikkat etmek,
  • Kız ve oğlan çocuklar için hazırlanan, cinsiyet ayrımcılığını pekiştiren kitaplardan uzak durmak,
  • Masalların olabildiğince eski versiyonlarını tercih etmek,
  • Kız çocuklar için prenses olmayı öğütleyen tek tip kitaplardan mümkün olduğunca kaçınmak,
  • Rol dağılımında cinsiyetçi kalıpları tekrar etmeyen kitapları tercih etmek,
  • Heteronormatif aile yapısının dışındaki örneklere de yer vermek,

Okumaya devam et “Cinsiyetçi olmayan bir kitaplık için çocuk kitapları listesi”

Barışı çocuklara nasıl anlatacağız?

Cevaplanması zor bir soru. Sorunun cevabı barışın hangi anlamını, hangi çocuğa, ne amaçla anlatacağımıza göre şekillenebilir elbette.

Yabancı dillerde barış üzerine hazırlanmış kitaplara baktığınızda çocuğun kendisiyle, çevresiyle barış halinde olması ve uyum içinde olmasını tema edinen birçok yayın olduğunu görebiliyoruz. Peace is an Offering (Barış Paylaşmaktır) böyle bir kitap örneğin.

Ancak iş ‘savaşın yokluğu’ şeklinde tanımlayacağımız barışa gelince biraz çetrefilli hale geliyor. Zira çocuğun özne olduğu ve savaşı anlatan resimli kitaplar bazen “savaş pornografisi” sınırında gezebiliyor. Burada çocuğun kendini kahramanla özdeşleştireceğini düşünürsek bu, çocuk için uygun görünmüyor.

Ancak panzerlerin çocukları hayattan kopardığı bir ülke burası. Haber bültenlerinin şiddet dolu olduğu, şiddet ve nefret dilinin çocukları kuşattığı bir ülke. Çocukları kitaptaki şiddetten korusak bile televizyonda her gün maruz kaldıklarını ne yapacağız? Burada bir çelişki ortada duruyor.
Paris Katliamı’ndan sonra gazeteler, televizyonlar katliam görüntülerine maruz kalan çocuklar için barış dilini hakim kılmak, anma süreçlerine çocukları dahil etmek, genelleme yapmamak ve düşmanlaştırmadan kaçınmak ekseninde metinler yayımladılar. Türkiye’de de benzeri çalışmalar ve çabalar yok değil ancak maalesef bu çalışmalar ana akımlaşamıyor.

Okumaya devam et “Barışı çocuklara nasıl anlatacağız?”

Çocuklar İçin Gökkuşağı Kitaplığı

Almanya, İngiltere, Amerika, Hollanda gibi çeşitli ülkelerin “Gökkuşağı Kitap Listeleri” bulunuyor. Bu listeler çocuklara heteronormatif olmayan anlatılar içeren kitapları bir araya getiriyor. Bu yazıda da heteronormatif olmayan bir çocuk kitabı nasıl olur sorusuna İngiltere Gökkuşağı Kitaplığı’ndan dört kitaba yakından bakarak cevap arayalım istiyorum. Yazıda bakmaya çalışacağımız kitaplar Sophie Beer’ın yazdığı “Love Makes a Familiy” (Aileyi Sevgi Kurar), Leslea Newman’dan “The Great Book of Families” (Ailelerin Büyük Kitabı), ve Mary Hoffman’ın yazdığı “Mommy, Mama and Me” (Anne, Anniş ve Ben) ve “Daddy, Papa, and Me” (Baba, Babiş ve Ben) kitapları. Okumaya devam et “Çocuklar İçin Gökkuşağı Kitaplığı”

Hatalar Üstüne Çocuk Kitapları / N’apcaz biz bununla?

‘Hata’ toplum olarak en baş edemediğimiz konulardan biri. Hatayı görmezden gelmek yahut hata yapanı orantısız bir şekilde cezalandırmak iki refleksimiz, ara tonlar yok. Hata, mutlak kötü ve çözümsüz olarak görüldüğünden başka bir şey gelmiyor elimizden. Bu en çok yetişkin-çocuk ilişkisinde var olan, izleri ise hayatlarımız boyunca silinmeyen bir ikilem. Bu izler yüzünden de bir türlü karşılaştığımız hatalı kişi ve durumlara doğru/gerekli refleksleri veremiyoruz.

HATA YAPAN BİZSEK?

Bir gazetenin ‘erkeklerin kendi erkeklikleri ile yüzleşmeleri’ konulu yazılarından oluşan serisinde ‘evet ben de hata yaptım, erkek egemenliğin gücünden faydalandım’ açıklığında yazılar göremiyorsunuz. Yazılar hep çevre yolunu kullanıyor. Metinler çoğunlukla ‘bizim bir arkadaş varmış’ tadında, ya da ‘ah biz erkekler!’ kalabalığının arkasına sığınıyor. Bu yazı serisinde olduğu gibi benzeri birçok durumda yaptığımız hataların boyutunu, çözümünü ve onarım yollarını keşfedemiyoruz. Okumaya devam et “Hatalar Üstüne Çocuk Kitapları / N’apcaz biz bununla?”

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: