Düş-üş

Gerçeklik tutunamadığım bir daldı.
Yahut o dal güvenli kıyıların erişilemez umuduydu.

Ben düştüm.
Karanlık bir kuyu boyunca düştüm.

Düşerken kuyunun duvarlarında çiçekler düşledim.
Karanlıkta parlayan çiçekler…
Unutma beni,
Papatya ve
Mine…
Kuyudan çıkan renkli kuşlar.
Mavi, yeşil, kavuniçi…

Kuyunun dibinde bir düşe yattım.
Karanlığı ve soğuğu yalnız düşler boğarmış.
Erken öğrenmişim!
Herhalde düşerken öğrendim.

Bir düş…
Düşümde kuşlarla çıkmışız bir düzlüğe,
Peşine düşmüşüz akasya ballarının.

Kuyunun karanlığından, aydınlığa bir kanat çırpışı…
Öğrenmem gerekiyor uçmayı.
Diğer öğrendiklerim gibi…

Anamdan: Geleneksel Yönetemlerle Yün/İp Boyama (Kök Boya)

Anneannem yaşlılığında ellerine bakar kirmanla ip eğirmekten dolayı bozulmuş el kemiklerini gösterirdi. O kadar çok ip eğirmişti ki elleri, kemikleri yeni bir biçim almıştı. Üzerine bastığım halıların iplerini; yünden ipe çeviren ve renklere boyayan oydu. Annem ve teyzemler ise onları motif motif dokumuştu. Her halının hikayesi vardı. Bazı muzip ve mutlu anlar kadar kırgınlığı ve üzüntüsüyle birlikte meydana geliyordu halılar. Büyüklerin anlattıkları meseller, ev sahiplerinin dokuma yapan kızları ağırlama maharetleri veya cimrilikleri, motifleri motife katıp halıyı sanata dönüştürme çabası… Epey halı hikayesi dinledim haliyle.

Halıya dair bilgiler kadim bilgiler, motifler yüzyıllar öncesinden anlamlar taşıyor, renklerin anlamları muratları ayrı. Öylelikle bundan küçük bir kesiti paylaşmak istiyorum. Annemlerin kullandıkları kök boyalar ve elde edilen renkler neler.

Sarı renk veren bitkiler:
Süpürge
Kavak yaprağı
Şeftali yaprağı
Çay nanesi/ yarpuz
Şemsiye otu
Cehri Çalısı (yeşil meyvesinden sarı, olgun meyvesi mor)

Bunlar kazanda kaynatılır sarı renk çıkar. İp kaynayan suya atılıp kaynatılır. Sonra çıkarılır, su süzülür ve ip kurutulur.

Sarı rengi yeşil yapmak için

Ilıyan suya çıplık atılır (limon tuzunun yeşili :). Çıplık suyun içinde eridikten sonra, ip içine atılır. Çıplık oranı yeşilin koyuluğunu belirler.

Kahverengi tonları için

Kahverengi için başta ceviz kullanılır.

Cevizin yaprak, kabuk ve yongası ayrı kahverengi tonları verir.

Cevizin yaprağı: hardal sarısı

Cevizin kütük yongası: koyu kahverengi

Sirkene otu: sütlü kahve. Sirkene otunun küçükken ve çiçek açınca halleri rengi farklılaştırır.

Diğerleri

Evelik (labada), yarpuz: krem rengi

Ennik: köküyle kaynatılır; pembe ve mor elde edilir

Kırmızı ve mavi için sarı rengin üstüne küp boyası ile tekrar kaynatılır.

Soğan – kırmızı soğan kabuğu: kendi rengini verir

Cinsiyetçi Duvarda Çatlaklar Yaratmak

Bir çocuk sonsuz olanak ve ihtimal ile dünyaya gelir. Gelişim süreci boyunca merakla dünyaya bakar ve onu anlamaya dair sorular yöneltir. Yetişkinler bu soruları çoğunlukla miras aldıkları ve içine doğdukları dünyanın olanakları çerçevesinde cevaplar. İnsanı diğer canlılardan ayrı kılan nesneye isim verme olanağıdır. Bu olanak veya kapasite, dünyayı biçimlendiren temel güçtür. Bu gücün dünyayı nasıl gördüğünün ve biçimlendirdiğinni insanlık tarihi boyunca toplumsal yapılar ve ideolojilerce değiştiğini biliyoruz. Tarihteki önemli kırılmalardan biri tanrıçaların yerlerini erkek tanrılara bırakması oldu. O andan sonra insanlar bu olanağı erkeklerden, “erk”ten yana kullanmaya başladılar.  Okumaya devam et “Cinsiyetçi Duvarda Çatlaklar Yaratmak”

Sıkıcı Yetişkinlerle Baş Etme Rehberi

Bazen yetişkinler eğlenmeyi, güzel zaman geçirmeyi unuturlar. Yetişkinleri eğlenceli insanlara çevirmek ve sıkıcı zamanlarla başa çıkmak için işte birkaç tüyo:

Temiz Hava Her Şeye Deva! 

Karşında uzun süredir dinlenmemiş, yorgun ve aklı karışmış bir yetişkin varsa onu hemen bulunduğu ortamdan çıkar. Temiz havada küçük bir yürüyüş, bir park gezintisi yetişkini kendine getirecektir. Ona uzundur görmediği gökyüzünü göster, ağaçlardan ve kuşlardan bahset.

Hayatta daha önemli şeyler var!

Bazen hayat koşturmacası yetişkinin zihnini karıştırır. İş, kariyer, taksitler dışında bir şey düşünemez hale gelirler. Bu durumda yetişkini karşına alıp ciddiyetle konuşmalı ve hayatta daha önemli şeyler olduğunu hatırlatmalısın. Eğlenmek, dinlenmek sohbet etmek gibi şeylerin öneminden bahsetmelisin. Hatta ona yardımcı olmak için sevdiğin bir animasyonu birlikte izleyebilir bir oyunu beraber oynayabilirsiniz.

Dinliyormuş gibi yapmayı öğren

Eğer yapıp ettiklerin yetişkin üzerinde etkili olmayabilir. Yetişkin sıkıcı olmakta direnebilir. O zaman onu idare etmeyi öğren. Örneğin konuşma yarım saati geçtiyse ve karşındaki yetişkin sıklıkla tekrara düşüyorsa dinliyormuş gibi yapıp eğlenceli bir günü hayal edebilirsin. Ancak bunu gözünü karşındakinden ayırmadan yap. Arada bir “hıhı”, “evet”, “çok haklısın” kelimelerini serpiştirerek karşındakini dinlediğine ikna etmeyi unutma.

 

Cinsiyetçi olmayan bir kitaplık için çocuk kitapları listesi

Cinsiyetçi olmayan çocuk kitabına erişmek oldukça zor. Kitaplarda çoğunlukla başrol erkek karakterlere ait, kadınlar mutfakta, ya da yan rollerde. Çocuklar bu kitaplardaki kahramanlarla özdeşlik kuruyorlar bu yüzden toplumsal cinsiyet eşitliği için aşağıdaki kriterler yardımcı olabilir.

  • Kitaplarda kahramanın cinsiyet çeşitliliğine dikkat etmek,
  • Kız ve oğlan çocuklar için hazırlanan, cinsiyet ayrımcılığını pekiştiren kitaplardan uzak durmak,
  • Masalların olabildiğince eski versiyonlarını tercih etmek,
  • Kız çocuklar için prenses olmayı öğütleyen tek tip kitaplardan mümkün olduğunca kaçınmak,
  • Rol dağılımında cinsiyetçi kalıpları tekrar etmeyen kitapları tercih etmek,
  • Heteronormatif aile yapısının dışındaki örneklere de yer vermek,

Okumaya devam et “Cinsiyetçi olmayan bir kitaplık için çocuk kitapları listesi”

Daha fazla çikolata yemek isteyen çocuklar için tüyolar

Her besinin ölçülü ve dengeli tüketilmesi yetişkinlerin çoklukla savundukları bir şey. Bu konuda haklı olabilirler! Ama elbette yiyeceklerin hepsinden aynı tadı ve keyfi almıyoruz. Daha çok sevdiğimiz, idare ettiğimiz ve mecburen yediğimiz birtakım yiyecekler var. Bir de her zaman yemek istediğimiz yiyecekler, tıpkı çikolata gibi. Bu yiyecek konusu yetişkinler ve çocukları sık sık anlaşmazlığa düşürüyor. Her zaman sokakta, sağda solda ebeveynler ile çikolata için mücadele eden çocuklara rastlıyoruz, gerçekten çok üzücü.  Bu nedenle böyle bir anlaşmazlıkta yetişkinlere karşı kullanabileceğiniz birkaç tüyoyu paylaşmak istedik.

Çikolatanın mutlulukla bir ilişkisi var:

İlk adım, yetişkinleri daha fazla çikolataya ihtiyaç duyduğunuza ikna etmek olabilir. Çünkü çikolatanın mutluluk verdiği bir efsane değil. Bunu bilim insanları söylüyor. Kakaonun içerdiği besin bileşenleri ve magnezyum vücutta serotonin adı verilen mutluluk hormonunun salgılanmasına yardım ediyor. Siz de bu bilgileri kullanarak neden daha fazla çikolataya ihtiyacınız olduğunu yetişkinlere anlatabilirsiniz. Bilimsel gerçekliklere yetişkinler karşı koyamamaz. Okumaya devam et “Daha fazla çikolata yemek isteyen çocuklar için tüyolar”

Barışı çocuklara nasıl anlatacağız?

Cevaplanması zor bir soru. Sorunun cevabı barışın hangi anlamını, hangi çocuğa, ne amaçla anlatacağımıza göre şekillenebilir elbette.

Yabancı dillerde barış üzerine hazırlanmış kitaplara baktığınızda çocuğun kendisiyle, çevresiyle barış halinde olması ve uyum içinde olmasını tema edinen birçok yayın olduğunu görebiliyoruz. Peace is an Offering (Barış Paylaşmaktır) böyle bir kitap örneğin.

Ancak iş ‘savaşın yokluğu’ şeklinde tanımlayacağımız barışa gelince biraz çetrefilli hale geliyor. Zira çocuğun özne olduğu ve savaşı anlatan resimli kitaplar bazen “savaş pornografisi” sınırında gezebiliyor. Burada çocuğun kendini kahramanla özdeşleştireceğini düşünürsek bu, çocuk için uygun görünmüyor.

Ancak panzerlerin çocukları hayattan kopardığı bir ülke burası. Haber bültenlerinin şiddet dolu olduğu, şiddet ve nefret dilinin çocukları kuşattığı bir ülke. Çocukları kitaptaki şiddetten korusak bile televizyonda her gün maruz kaldıklarını ne yapacağız? Burada bir çelişki ortada duruyor.
Paris Katliamı’ndan sonra gazeteler, televizyonlar katliam görüntülerine maruz kalan çocuklar için barış dilini hakim kılmak, anma süreçlerine çocukları dahil etmek, genelleme yapmamak ve düşmanlaştırmadan kaçınmak ekseninde metinler yayımladılar. Türkiye’de de benzeri çalışmalar ve çabalar yok değil ancak maalesef bu çalışmalar ana akımlaşamıyor.

Okumaya devam et “Barışı çocuklara nasıl anlatacağız?”

Odasını toplamak istemeyen çocuklara tüyolar

Eyvah yine odayı toplama uyarısı geldi!
Ama senin daha önemli ve öncelikli işlerin var değil mi? Ya da odanın bu hali daha güzel sana göre. İşte burada odasını toplamaya zamanı olmayan ve farklı zevklere sahip çocuklara büyüklerle baş etmeleri için birkaç öneri.

Birinci Adım: Yeni bir dekorasyon anlayışı 
Düzenli oda konusunda yetişkinlerin bazı garip düşünceleri ve yorumları olabilir. Öncelikle onlara odanın dağınık değil, sadece serbest bir biçimde düzenlenmiş bir oda olduğunu anlatarak başlayabilirsin. Kitapların kitaplıkta, oyuncakların sepette olmasının epey demode bir yaklaşım olduğunu söyleyebilirsin. 

İkinci Adım: Bukalemundan öğrendiklerimiz
Eğer yetişkinler odanda yarattığın yeni moda dekorasyon ve düzene halen önyargılılarsa ve odanı toplaman konusunda ısrar ediyorlarsa, kamuflaj tekniğini kullanabilirsin. Kamuflaj gizlemek, saklamak anlamına gelir. Biliyorsun bukalemunlar bu konuda çok iyiler, kendilerini görünmez kılabiliyorlar. O zaman üç beş eşya için bu neden mümkün olmasın. Renklerden faydalanarak bir şeyin görünmesi engelleyebilirsin. Yani halının üzerinde bıraktığın şeylerin ana renklerle tezat renkler olmamasına dikkat edebilirsin. Yahut küçük şeyleri büyük şeylerin altına saklayabilirsin. Böylece yetişkinler ilk bakışta dağınıklığı anlamayacak ve tepki vermeyeceklerdir.

Üçüncü adım: Bilimin gücü
Son olarak bilim insanları dağınıklık ve zeka arasında bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Düzen konusunda ısrarcı yetişkinlere bu bilgiyi hatırlatabilirsin.

 

Yetişkinlerle mücadelende başarılar dileriz.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: