Gölgeler

Dünya her zamankinden daha hızlı dönüyor.
Yahut yavaş kalıyorum dünyaya karşı,
Budur baş dönmelerimin sebebi.

Hatırlamalar ve sanrılar arasında
Terkedilmiş bir yıkıntıdır beden.

Öz suyu çekiliyor yaşamın.
Silüetler halinde failler,
Gölgeler çocukları öldürüyor .

Rüzgar

Bir fanus içinde çocukluğum
Zamanın neresindeyim belirsiz
Ağaçların gölgesinde
Rüzgar kanatıyor çocukluğumu

Ağzımda cam kırıkları
Kör bıçaklar kesmiyor acıyı
Sığındığım uykular tekinsiz
Sesizlik can alıyor..

 

Umursamaz kedinin günlüğü – 1

O gün evde bir şamatadır, karmaşadır gidiyordu. Heyecanlar koşturmalar, zaman zaman artan gerginlikler. O sırada kedi girdi odaya, etrafına bakındı ve yürüyerek geçip gitti karmaşanın içinden. Karmaşa devam ediyordu. Kedi kendine serin bir yer aradı, gözüne kestirdiği gölgeliğe bir kaç sıçramayla ulaştı ve uzandı. Biraz yalandı. Tüylerini parlattı. Sonra daldı uykuya. Evde koşuşturma devam ediyordu…

 

 

 

Yediveren Böğürtlen

426212119_139440_10426176806458866833

Çocuk toprağa gömdü umudunu.
Sahipsiz bir sokakta, daha geçen gün bulmuştu,
Aldı, kimse kırmasın diye toprağa gömdü.

Çocuk yoksuldu.
Ayakları çıplaktı.
Ondan elleri ayakları tanırdı toprağı,
Tanırdı çetin sokakları.
Çocuk bir tek toprağa güvenebileceğini bilirdi.

Çocuk umudu toprağa gömdü.
Üç gün sonra bir sabah seheriyle,
Filizlendi çocuğun umudu.

Ancak bir çocuğun umudu bu kadar hızlı filizlenebilirdi.

Filiz, kış ayazlarında boy attı,
Filiz, soğuk bahar sabahlarında boy attı,
Filiz, ılık nisan günlerinde boy attı,
Filiz yaz güneşinde boy attı.

Ancak bir çocuğun umudu bu kadar hızlı büyüyebilirdi.

Filiz dallandı budaklandı,
Biraz dikenlendi.
Yediveren bir böğürtlen oldu.
Rengarenk iştah kabartan,
Ama ancak dalına konmayı bilen kuşlara lezzetini sunan.
Hoyratlıklara karşı dikenli ve direngen.

Çocuk umudunu gömdü toprağa.
Hiç bir şey bir çocuğun umudu kadar hızlı boy veremez,
Onun kadar direngen olamazdı.

Çınarın Hikayesi

jd

Kadın gömdü acısını toprağa,
Acı üç kış geçirdi toprağın altında,
Üç bahar üstünde ot bitmedi acının…
Üç kışın sonunda, bir filiz baş verdi topraktan.
Acının filizi; soğuk kar sularından göğe doğru serpildi.

Acı filiz verdi.
Ancak bir kadının acısı filiz verebilirdi.
Filiz her mevsim biraz daha büyüdü.
Bir filizden fidana,
Fidandan haşmetli bir ağaca döndü.

İşte kadının acısından türedi çınar ağacı.
Her mevsim başka bir renk.

Her mevsim heybetli.
Rengarenk ama çiçek açmayan bir ağaç türedi kadının acısından.

Oysa kadın gömseydi umudu,
Çiçeklenirdi, hanımeli olurdu,
Kokusu dolanırdı sokakları.

Kadın gömseydi sevgiyi;
Binbir renkli çiçeği meyveye dönerdi.

Kadın acısını gömdü toprağa.
Ve kadının acısı üç kışın sonunda filiz verdi.

isimler…

68615_10151233418358075_422135662_n

İnsanın yavrusuna isim koyuşu neleri anlatır…

onun nasıl bir insan olacağına dair hayallerini mesela, yahut umutlarını…

değerlerini, hasretlerini, sıkı sıkıya bağlı olduğu geleneklerini…

tarihini, geçmişini…

kiminin hasan, hüseyin, haydar deyişi,

kiminin ayşe, ömer, muhammed koyuşu,

kiminin anasının babasının ismini devam ettirişi,

kimisinin devrim, emek, özgür, diren demesi…

bence bu ülkede isimler en çok hayal ve umutlarını anlatır insanların.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: