Yanan Zeytin Ağacı

Çok çok uzun zaman önce, hatta yazıdan belki de sözden bile önce toprakla buluşmuş bir zeytin fidanı vardı . Kim bilir bir çocuk oyun oynarken onu orada unutmuştu. Üstüne yağmurlar yağmış, yağmuru can suyu belleyen fidan da hemen kökler salmıştı toprağa. Bazı fidanlar köklenmeye meyyaldir. Kimileri yıllarca durur kupkuru, kimileri suyu bulur bulmaz kökler salar... Okumaya Devam et →

Kuş Uçuş Dersleri

Küçük kuş yumurtadan en son çıkan kardeş olmuştu. Hatta bu gecikme ondan umudu kesmelerine bile neden olmuştu. Yumurtadan çıktığında ise kardeşleri hafif tüylenmiş, biraz da güçlenmişlerdi. Sonradan gelen ve anne baba kuşun getirdiği yemeklere ortak olan bu kardeş pek de hoş karşılanmamıştı yuvada. O da tüylenip, güçlenmeye başladı. Ama epey geriden geliyordu. Kardeşleri uçuş denemelerine... Okumaya Devam et →

Eze’nin Gelincik Bahçesi

Bir varmış bir yokmuş. Allahın kulu çokmuş. Çok yemesi yok demesi pek günahmış. Dağların arasında akça pakça, kara kaşlı kara gözlü, kıvır kıvır saçlı Eze adında bir kız yaşarmış. Bu kız gelincikleri çok severmiş. Nerde bir gelincik görse hemen yanına gider, uzun uzun seyredermiş. Eze için gelincik zerafetin ve inceliğin çiçeğiymiş. Bu narin ve zarif... Okumaya Devam et →

Emi’nin Gözetleme Kulesi

Emi'nin ailecek zar zor sığdıkları minicik bir evi, bir de tüm dünyayı sığdırabildiği kocaman bir bahçesi vardı.  Evin çevresini çiçekler bir çember halinde sarıyordu. Ön tarafta hüsnüyusuflar, giriş merdivenlerine sarılmış hanımeli, yan tarafında kasım patları, arkasında sardunyalar... Bahçenin geri kalanı ise elma, kiraz, erik ağaçları ile doluydu. Bahçede her çiçekten, ağaçtan bir sürü vardı ama... Okumaya Devam et →

Minika’nın Ağacı

Minika bir kitapta okumuştu meyve ağaçlarının çekirdekten ekildiğini. Ne zaman bir çekirdek görse hazine bulmuşçasına sevinir bir saksıya gömerdi. Evdeki çiçeklerin saksıları Minika'nın dibine iliştirdiği çekirdeklerle doluydu.  Annesi ufaktan kızmaya başlamıştı, "Çiçeklerimin dibine bir şeyler tepip durma" diye hafif yollu kızıyor, bir yandan da bu haline gülüyordu. Annesinin çiçekleri evin yegane ışık alan penceresinin önündeydi.... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: