Vatandaş “Terbiye” Aracı Olarak Çocuk Kitapları

Bu başlık altında ele alacağımız “vatandaşlık” modern devlete ilişkin bir kavram. Vatandaşın ne yaptığıyla ilgilenen onu terbiye etmeye çalışan devlet aklı modern ulus devletin bir unsuru. Modern devlet öncesi devlet biçimlerinin vatandaşları veya tebaasıyla kurduğu ilişkinin daha esnek bir bağ olduğu söylenebilir. Örneğin Osmanlı’ya baktığımızda derdi vergisini toplamak, askere almaktır. Onun dışındaki gündelik hayat müdahalesi daha kısıtlıdır. Bu kısıtın sebeplerinden biri de elbette müdahale araçlarının sınırlı olmasıdır. Oysa modern devlet tek tip bir vatandaş yaratmak ister ki iddiası budur (tek din, tek millet, tek kültür vb). Aynı zamanda bunu yapabilecek araçlara sahiptir. İddiası gereği birbirine benzeyen bir kitleyi yönetmek ulus devletin devamı için zorunludur. Bu sebeple eğitim, din, iletişim araçlarıyla kitleyi tek tipleştirmeye çalışır. Bu tek tipleştirme “Vatandaş Türkçe Konuş” söylemlerinden adabı muaşeret kurallarına kadar uzanır. Bu pedagojik yaklaşımın önemli araçlarından biri de çocuk kitaplarıdır. Okumaya devam et “Vatandaş “Terbiye” Aracı Olarak Çocuk Kitapları”

Reklamlar

Kırmızı Ayakkabılar*

Bir zamanlar ayakkabıları olmayan öksüz bir çocuk varmış. Fakat çocuk, bulduğu bütün kumaş parçalarını biriktirmiş ve bir süre sonra kendisine bir çift kırmızı ayakkabı dikmiş.Görünüşleri kabaymış, ama onları seviyormuş. Günleri, hava iyice kararana kadar dikenli koruluklarda yiyecek toplamakla geçse de, ayakkabılar ona kendini zengin hissettiriyormuş.the_wild_within_edited-1.jpg Okumaya devam et “Kırmızı Ayakkabılar*”

Modern zamanlarda bireyselleşmiş yalnızlık*

modern-timesZaman Herkese ne kadar önemsiz olduğunu anımsatıyor. Daha önce de öğretmişti bunu, ne kadar değersiz ve önemsiz olduğumuzu. Ondan evvel ise herkesi bir ve benzer kılmıştı. Zamanın aynı uniformasını giymiş uslu öğrencilerdik neticede. Uslu olmayan, kendi kalmaya çalışan herkes önce marjinal ve ucubeydi… Sonra onlar da katıldılar modaya. Kimsenin dışarıdalığı uzun sürmüyordu neticede. Moda kıskıvrak bellerinden yakalayıp onları da yutuyordu.

Ve biz, herkes olarak mutsuz ve defresif ruh hallerimizle zamanın pençesinde kıvranıyoruz. İşinde, aşında, sevgisinde tatmin olmayan, maaş için çalışan, yalnız kalmamak için sevişen, doyumsuzca tüketen bizler… Okumaya devam et “Modern zamanlarda bireyselleşmiş yalnızlık*”

Anonimliğin Telifi veya Farkların Aynılığı

Ancak etkileşimle var olabilen canlılarız. Etkileşim, çağrışım ve yansıma aslında özgün olan benin var oluşunun en önemli parçaları. Elbette her insan farklılığını kendi oluşturuyor, herkes aynı çağrışımlarda bulunmuyor. Ancak yine de her insanın yaratımının altında oldukça kolektif süreçler yatıyor. Yahut özgün veya farklı olduğunu düşündüğümüz süreçler benzeri sonuçlar doğuruyor.

Bu kolektiflik ve benzerlik tüm insanları birbirine bağlayan bir miras. Bundandır ki insanları, kültürleri, sınırlara ayırmak ve ayrı vatandaşlıklara bölmek öyle nafile ve anlamsız bir uğraştır. Her ne kadar kendimizi bu sınırlarla tanımlamaya alıştıysak da nafile.  Yıllar önce İlhan Başgöz’ün çömçe gelin yazısını okuduğumda en çok düşündüğüm bu sınırsız benzerlikti. Yazı Anadolu’da çömçe gelin adıyla anılan yağmur duasının izini sürmekteydi. Hindistan’dan Baltık ülkelerine kadar yağmur duasının aslında aynı motifleri içerdiğini keşfetmişti İlhan hoca. Okumaya devam et “Anonimliğin Telifi veya Farkların Aynılığı”

Mutlulugun Resmi

Kokusu buram buram tüten
Limanda simit satan çocuklar
Martıların telaşı bambaşka
İşçiler gözler yolunu.
İnebilseydin o vapurdan
Ayağında varnanın tozu
Yüreğinde ince bir sızı.
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan
Hasretle kucaklayabilseydim
Seninle, bir daha.
Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
Bağrımıza bassaydık seni nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Başında delikanlı şapkan,
Kolların sıvalı, kavgaya hazır
Bahriyeli adımlarla düşüp yola
Gidebilseydik meserret kahvesine,
İlk karşılaştığımız yere
Ve bir acı kahvemi içseydin.
Anlatsaydık
O günlerden, geçmişten, gelecekten,
Ne günler biterdi,
Ne geceler… Okumaya devam et “Mutlulugun Resmi”

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: