Ruh cesareti

Yek hebû kek tunebû….
Nihayetinde şöyle oluyor: kimilerimizin kendi karanlıklarına bakma cesareti yok, kimilerimiz ise korkan tarafının elinden tutup o karanlıkla yüzleşmesi gerektiğinin farkında.

Karanlığa bakmak, ormana dalmak, bataklıklardan geçmek de ruh cesareti istiyor.

Cesaretle kırıyoruz bilmem kaçıncı kez ruhumuzun kemiklerini. Sonra yeniden kaynıyor kemikler daha bütün daha biz olmanın acısına katlanıyoruz. Bütünleşmek özgürlüğün diğer tarafı.

Herkesin kendi karanlığına bakma cesareti yok muhakkak. Hayatlarımızı da yüzleşmedikleri karanlıktan sızan hırsları, korkuları zorluyor.

Ama toprakta köklenmek, göğe sürgün vermek, dalında kuşlara yaren, gölgende yorulanlara kalkan olmak kendinle bütün olmaktan geçiyor.

Bir Cevap Yazın