masallar ve kadın

Bir arkadaşım masallarda bile kadın olmak zor demişti, yok kurbayı öper, yok 100 yıl uyur, zehirli elmayı ısırır ve bir prens gelene kadar kurtulmaz başı beladan… ben de  o yüzden bir masal anlatayım istedim ona, bana ve bize…..

bir varmış bir yokmuş…zamanların birinde yaşlı bir  ormancı varmış. Bu ormancı ormanda gezerken dans edip eğlenen ve şarkı söyleyen maymunları görmüş. maymunlar dans edip şarkı söylerken mis kokulu şaraplar içiyorlarmış. Şarap öyle güzel kokuyormuş, öyle güzel kokuyormuş ki ve maymunlar o kadar keyifli görünüyormuş ki adamcağız  ne etmiş etmiş  şaraptan bir testi almayı başarmış. ormancı ormanda bunları yaşarken eşi de dere kenarında çamaşır yıkamaktaymış. İş bu ya neşeli serçelerin sesine takılmış kalmış o da kocası gibi. Serçeler neşeden cıvıl cıvıl şarkılar söylüyor, oyunlar oynuyor dans ediyorlarmış, ellerinde de mis kokulu içkiler. kadın da durur mu ne etmiş etmiş serçelerin içtiği mis kokulu şaraptan bir testi almış. karı koca birbirlerinden habersiz heyecanla eve koşmuş ve birbirlerine buldukları şarabı ikram etmişler. şaraptan bir yudum alır almaz adam başlamış serçeler gibi cıvıldayıp hophop oynamaya. Kadın da maymun gibi ağır ağır zıplayarak oynamaya başlamış. Derken yaşlı bir adam çıka gelmiş. Bakmış adamın serçe gibi kadının da maymun gibi raks ettiğine, hemen itiraz etmiş. böyle olmaz erkek erkek gibi ağır oynamalı kadın da serçe gibi hanım hanımcık oynamalıdır siz ne yapıyorsunuz burada… yaşlı çift o günü anlatınca da buluvermiş çözümü, “içtiğiniz şişeleri değiştirin erkek maymunların şarabından kadında serçelerin şarabından içmelidir”… ve o günden beridir ki kadınlar bir serçe gibi şen, hanım hanımcık raks ederlermiş erkekler de maymunlar gibi ağır ve erkekçe…  

Masumca çocuklara anlatılan bir japon masalıdır bu… küçük bir çocuğun kah yatakta uyku öncesinde, kah dizini büküp oturarak büyüklerinden heyecanla ve merakla dinlediği bir masal işte. gel gör ki o kadar basit değil. Masallar  bir çocuğun hayal dünyasını şekillendiren, serbestçe içinde salındığı dünya ile gerçek dünya arasındaki köprülerden biri. küçük bir çocuğun tüm anlam dünyasına etki edecek  bu masallar onlara nasıl kadın ve erkekler olmaları gerektiğini de öğretiyor.  dünyalarının sınırlarını, ilişkilerin nasıl olması gerektiğini belirliyor.  Üniversite okuma sebebini koca bulmak olarak tanımlayan bir arkadaş vardı mesela. Görece iyi bir üniversiteye gitmenin bir çok avantajı varken o oturup bir prensin gelip onu uyandırmasını beklemeyi tercih ediyordu veya tatlı tatlı uyumayı….

bugün kadınlığın ve erkekliğin yeniden üretildiği ve kalıba sokulduğu bir çok mecra var artık. Masallar ise sadece bu alanlardan biri. bu yüzden de farklı insan ilişkilerini hayal ederken, özgür kadın ve erkeklerden bahsederken belki de yeni masallar yazmak yeni hayaller kurmak gerekiyordur kim bilir…

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s